Derin bir nefes aldı


Bölüm 1: Her Şey Değişmeden Önceki Sessizlik
Sıradan bir Salı sabahıydı ve İstanbul yavaş yavaş canlanıyordu. Başka bir yoğun gün başlarken yolcu kalabalığı terminalleri doldurmuştu. Bu kalabalığın arasında, Londra’ya gidecek uçağa binmek üzere İstanbul Havalimanı’nda bekleyen Meryem Demir vardı.
Sıradan bir yolcu gibi görünüyordu; üzerinde sade yeşil bir kazak ve kot pantolon vardı, elinde küçük bir çanta taşıyordu ve yolcu denizi içinde kolayca kayboluyordu. Ancak bu sıradan görünümün altında, sessizce taşıdığı ve geride bırakmaya çalıştığı bir geçmiş gizliydi.
Pencere kenarındaki 8A koltuğuna yerleştiğinde, Meryem gözlerini kapattı ve dışarıda ısınan motorların düzenli uğultusunu dinledi. Kabin memurları, uçuşu rutin ve güvenli hissettiren o tanıdık ritimle koridorda sakince hareket ediyor, emniyet kemerlerini kontrol ediyor ve içecek ikram ediyordu.
Bazı anıların yeniden su yüzüne çıkmasını engellemeye çalışarak yavaşça nefes aldı. Bir zamanlar, hataların cana mal olabileceği görevlerden sorumlu bir savaş pilotuydu. O hayattan uzaklaşmıştı ama anıları hâlâ zihninde yankılanıyordu.
Bölüm 2: Ani Bir Anons
Tam hafif bir uykuya dalmak üzereyken hoparlörden bir ses duyuldu:
“Hanımefendiler ve beyefendiler, kaptanınız konuşuyor. Eğer aramızda savaş pilotu eğitimi almış birisi varsa, lütfen derhal kendisini belli etsin.”
Anons, Meryem’i tamamen uyandırdı.
Savaş pilotu mu? Ticari bir uçakta mı?
Etrafındaki yolcular şaşkınlık içinde donakaldı, sohbetler bir anda kesildi. Bazıları birbirlerine gergin bir şekilde bakıyordu.
Meryem, göğsünde tanıdık bir gerginliğin düğümlendiğini hissetti.
Yıllarını havadaki acil durumlara müdahale ederek geçirmişti. Ancak o hayatın artık bittiği varsayılıyordu. Kendi kendine bir daha asla o dünyaya adım atmayacağına dair söz vermişti.
Yine de, yüzlerindeki aciliyet belli olan kabin memurları koridorlarda hızla ilerlemeye başladığında, Meryem bir şeylerin feci şekilde ters gittiğini anladı.
devamı sonraki sayfada…