Gece yarısı, yıldızların gökyüzünde dans ettiği, karanlığın yoğun bir örtü gibi sarıldığı bir an. Uçak, havalimanına doğru alçalmaya başladığında, dışarıdaki manzara göz alıcı bir güzellikteydi; şehrin ışıkları, sanki birbirine sarılan çok sayıda ateşböceği gibi parlıyordu. İniş takımlarıyla temas kurarken, yolcuların kalpleri heyecan ve belirsizlikle dolup taşıyordu. Burası, yeni başlangıçların, özlemle dolu kucaklaşmaların ve belki de beklenmedik ayrılıkların yeri. Her insanın zihninde, uçuş esnasında geçirdiği anılar ve hayaller uçuştu, özgürce. Havalimanının karmaşası, bazen bir sınır kapısı, bazen de bir hayaller diyarı olarak algılanır; herkesin kendi hikayesinin bir parçası olduğu bu yerde, her yüz farklı bir öyküyü saklıyordu.Haberin devamını okumak için sonraki sayfaya geçiniz…