Beklenti dolu gözler


Zeynep, bakışları uzaklara dalmış bir halde sessiz kaldı. Kendi sözlerini hatırladı: “Görevimi yerine getireceğim.” Ama o görev hiç başlayamamış; her şey kimsenin öngöremediği bir trajediyle son bulmuştu. Cenazeden sonra düğün için alınan para, ailesinin borçlarını ödemeye ve kardeşinin tedavisini karşılamaya yetti. Ancak bunun karşılığında Zeynep’i zalim bir gelecek bekliyordu: Yirmisinde dul kalmış ve sonsuza dek “Hüseyin Efendi’nin ikinci karısı” olarak damgalanmıştı.
Büyük baskılar ve beklentilerle bir yuvanın başlangıcı olması gereken o düğün gecesi, bir adamın hayatının son gecesi; genç bir kadının ise ömrünün sonuna kadar taşıyacağı ağır bir çilenin ilk günü olmuştu.